büyü bozma ve eski tarih insaları bilgilerimizi

büyü bozma ve eski tarih insaları bilgilerimizi

medyum-buyu-bozma-teknikleri-yontemleri4
medyum-buyu-bozma-teknikleri-yontemleri4

eden Galileo, Güneş’in eksen çevresinde dönmekte olabileceğini ileri sür müştü. büyü bozma ve eski tarih insaları bilgilerimiz en güzl aksamdan yazan ggbüyü bozma Teleskopla güneşe bakılınca sık sık ışıkkü-rede lekeler görülür. Bu lekeler, bazan, karartılmış bîr camla bakılırsa gözle bile görü’ lecek kadar büyük olur. Güneş’in hareket yüzünden lekelerin yeri değiştiği için, bunc ilk defa dikkat
Güneş’teki lekeler korkunç magnetik fır rinalardan ibarettir. Her lekenin çevresind bir magnetik alan bulunur. Lekeler çok def çift çift görünürler. Bunlardan biri poziti öbürü negatiftir. Bir mıknatısın iki kutbun benzerler. Güneş’in lekeleri bazan çok, baza az olur. 300 yıldan beri yapılan incelemek her 11 yılda bir, lekelerin çoğaldığını göste miştir. Güneşin hiç lekesiz olduğu günle de vardır.
Güftf^şfrki irkt’Jrr korkunç magnetik / lekelerin on bir ytfcia bir çoğaldığım ç nın meydana gelmesine, radyo, telsiz
Güneş kırgın bir gez küresi halindedi IşıkküredeKi sıcaklığın 5.800^ olduğu hesa| lanm.ştır. Güneş in merkezindeki sıcaklık i;
20.000.000^ yi bulur. Yüzeye doğru geldil çe bu sıcaklık azalır, en sonunda ışıkkür nin üst kesimlerinde 4.200′ ye kadar d şer. Yapılan incelemeler bundan sonra sıca lığın yeniden arttığım ortaya koymuştur. B na göre, renkkürede sıcaklık artar, tacın ba ladığı 15.000 km. de 500.000° yi bulu Tacın dış kesimlerinde, yani Güneş’in me kezinden 2.500.000 km. kadar uzakta, caklık 1.500.000ye yükselir.
Güneş’in merkezinde 1 sm^ ye düşen b sinem 500.000.000 ton kadar olduğu Hess edilmiştir. Yüze doğru inildikçe bu basır azalır.
Güneş’in merkezindeki korkunç sıcaklık madde en ilkel halinde bulunur. Atom çeki dekleri, kendilerini kuşatan elektron uyd lardan sıyrılmıştır. Merkezde Güneş’in yerç kiminin meydana getirdiği denge yüzündı madde zerreciklerinin hareketi pek fazla d ğildir.
Güneş’in yoğunluğu suyun yoğunluğum 1,14’ü kadardır. Halbuki Dünya’nm yoğu lüğü suyunkinin 5,5 katıdır. Bu rakamlı
kici gerçek Güneş’in katı bir cisim gibi don-ğini göstermiştir. Güneş’in ekvator kesiminin kendi çevresinde dönme süresi 24.65 gün olduğu halde, ekvatordan uzaklaştıkça bu süre artar, Güneş’in 20® paralelinde 25,19 gün, 35° paralelinde 26,63 gün, 60® paralelinde 30,93 günü bulur.
Güneş’in çevresinde dönme hareketinden başka yıldızlar arasındaki hareketi de vardır. Güneş en yakın yıldızlara göre saatte
70.000 km. ye yakın bir hızla hareket eder, bütün Güneş Sistemini de kendisiyle birlikte sürükler.
Buna göre, Dünya’nm uzaydaki hareketi dev bir burgu hareketine benzetilebilir. Döne döne yükselen bir merdiven gibi Dünya da, başka gezeğenler de yalnız Güneş’in çevresinde dönmekle kalmazlar, aynı zamanda ile ri doğru da giderler. Her yılın başlangıcınd; Dünya, geçen yılki yerinden 500.000.000 kn-daha uzağa düşmektedir.
Güneş, Samanyolu’nun merkezinden 25.0C ışık yılı uzakta bulunur. Samanyolu’nun c kendi çevresinde döndüğü düşünülürs^, g neşin bir üçüncü hareketi daha meda çıkmış olur (Bk.
Güneş Sistemi’nin en önemli kısmını teşkil eden gezeğenlerin nasıl meydana geldiği çok eskiden beri bilginler arasında araştırma konusu olmuştur. Alman bilgini Kant’la Fransız bilgini Laplace’ın kuramına göre, gezeğenler çok eskiden Güneş’i çevreliyen gaz halinde bir halkadan ibaretti.büyü bozma Bunların yer yer yoğunlaşması gezeğenleri meydana ge tirdi.
Güney ilçesi Büyük Menderes havzasın,^ yukarı kesiminde bulunur. İlçe bu nehir resindeki ovanın bir kısmı ile bu ovayı çj. viren dağlardan bazılarını sınırlan içir,, alır. Burada Akdeniz ikliminin etkileri azal, mış olarak görülür. İlçenin düz alanlarında tarım yapılır. Tahıl tarımından başka bağ. alık, tütüncülük başlıca işlerdendir. İlçenin yüksek düzlüklerinde de hayvancılık
Gezeğenlerin uyduları da gene aynı şekilde meydana gelmiş olabilir. Gezeğenleri meydana getiren şartların, uydular İçin de var olduğu düşünülüyor. Ancak, Ay için durum biraz değişiklik göstermektedir. Çünkü bütün başka gezeğenlerin uydularının kütlesi, ana gezeğenin kütlesinden binlerce defa daha küçük olduğu halde, Ay, Dünya’nın yalnız 81’de biri kadardır. Bunu dikkate alan bilginler, Ay’la Dünya’nın, daha çok «çift-yıl-dız» lar gibi meydana geldiğini düşünmektedirler. Bu durumda ilkel gaz kümesinin içinde iki ayrı çekirdek meydana gelmektedir. Bu düşüncenin doğruluğunu kabul edersek, Ay’la Dünya’nın eskiden birbirine son derece yakın olduğunu düşünmek gerekir. Zaten İngiliz astronomi bilgini George Darwin gelgit )layı üzerinde yaptığı incelemeler sonucunda )îrkaç milyar yıl önce Dünya ile Ay’ın çok ‘akın iki komşu olduğu kanısına varmış-r (Bk. Ay; Güneş; Gezeğenler).
ş nın yanlış olduflunu ileri sürdü. Ona göre, gereğenler Güneş’in çevresinde dönen bir gaz halkasından ibaret olsaydı, çeşitli bilimsel sebepler yüzünden, büyük ölçüde yoğunlaşa-mazlar, olsa olsa, Satürn’ün etrafındaki hal-^ ka gibi, küçük küçük maddeler haline gelirlerdi.
XX. Yüzyılın başlarında yeni bir görüş ortaya atıldı. Buna göre, gezeğenler Güneş’le bir başka yıldızın çırpışması sonunda dağılan parçalardan meydana gelmiştir. Ancak, Samanyolu’nun büyüklüğü karşısında bu çeşit çarpışmalar pek ender olabileceğinden, bu yeni görüş ancak 1944’e kadar yaşıya-bildî. O tarihte Alman bilgini C. F. von VVeizacker, Kant-Laplace kuramını yenider canlandırdı. VVizsacker, MaxweH’in görüşü nün bilimin yeni buluşları karşısında hüküm süz olacağım ileri sürüyordu. Çünkü o za man evrendeki bütün maddelerin Dünya’dal<|” maddelerle aynı olduğu sanılırdı. Halbuki y< ni araştırmalar bu inanışın yanlış olduğun ortaya koymuştur. Son araştırmalara göı uzay cisimlerindeki maddelerin ancak % 1 Dünyamdakiorü>ün an İlgi re-kici ta*’aff, gezegenlerin bu aafhada tam Ь»г karanlık içinde btlunduklandir, hatfâ o za* mar’ar Güneş bile henüz ışın ya/acak kadar yoğunlaşmamıştı. Daha sonra Güneş’te df yoğunlaşma oldu. Bu yoğunlaşma sonunda Güneş küresinin yüzündeki sıcaklık binlerce dereceyi bulunca, ışın saçmaya başladı. Çoğu üitraviyole ışınlarından İbaret olan Güneş radyasyonunun basıncı zamanla gaz ha’nde<! gezeğenlerin üst kesimindeki hidrojen ve helyum gazınrn uzay içinde dağılma-Чша yol açtı. Merkür, Venüs, Dünya, Mars gibi, Güneş’e yakın olan gezeğenleri kuşatan hidrojeo-helyum zarfı tamamen uçtu. Bu devrede gezeğenlerin arkasında hidrojen ve helyum gazlarından karma ışıklı izler bulunuyor,büyü bozma bir bakıma kuyruklu yıldızlara benziyordu. Bu gaz zarflarından kurtulan gezeğenler, kayalıktan ibaret kalmıştı, üzerlerinde pek ax bir atmosfer tabakası vardı. (Dünya’nm şfmdHcl atnK>sferlnin, sert
bir devlettir. Kuzeyinde Güneybatı Mrik», Bechuanaland, Rhodetıia (Rodezya), Swa»-land, Mozambik, doğusunda Hint Okyanusu, batısında Atlas Okyanusu vardır. Her iki Ok-yanus’un kesim çizgisi sayılan hayali çizgi kıtanın en güneyindeki Agulhas (İğne) Bur-nu’ndan güneye doğru uzanır. Basutoland da devletin sınırları içindedir. Güney Afrika Birliği tamamen Güney Yanmküresi’nde kalır, Oğlak Dönencesi en kuzeyinden geçer. Yüzölçümü: 1.222.895 km^
Nüfusu: 16.000.000 Başkenti :* Capetown ve Pretoria Güney Afrika Birliğinin, genel olarak do-ğlı bölümleri dağlıktır. Basutoland civarında dağlar 3.280 m. ye kadar yükselir. Güneybatı Afrika ile devletin sınırını çizerek denize dökülen Oranj nehH tamamen ülkenin içinde kalır. İkinci büyük akarsu kuzeyde Rhodesia ve Bechuanaland ile sınır çizen Lim-popo nehridir. Güney kıyılarında tipik bitki örtüsü Akdeniz bitkileri, kuzeybatı şeridinde çöl ve çöl bitkileri, kuzeydoğu şeridinde yağmur mevsiminde yeşil muson ormanları, içeri bölgelerde doğuda bozkırlar, batıda da yarı çorak yerlerdir. Yıllık yağış ortalaması 50 sm. dir,medyum batıdan doğuya doğru gittikçe artar. Yıllık ısı ortalaması kışın 28®, yazın ise 24° dir. Güneye inildikçe ısı azalır.
— Zenciler: Ülkenin yerli halkıdır. ^Лa-denlerde, tarım işlerinde çok aşağı şartlarla Beyazlar’ın emrinde çalışırlar. Bir. miktar Boşiman, Hotanto, Zulu sayılmazsa hepsi Bantu ırkındandır. Topunun sayısı 10.1^02. OOO’dir. Zulular, geçen yüzyılda teşkilâtlı . savaşlariyle Beyazlar’ı çok uğraştırmışlardır. Şimdi Natal’ın kuzeydoğusunda 27.000 km* büyüklüğünde bir ilde yaşarlar.
Güney Afrika Birliği’nde nüfus hızla artmaktadır. Doğum çok yüksektir. XlX. yüzyılda pek fazla olan Fiâman ve İngiliz göçleri şimdi durmuş gibidir. Geçen yüzyıl son-lariyle bu yüzyıl başlarında komşu ülkelerden de el emeklerinden faydalanmak üzere, pek çok Zenci getirtilmişti. Onun için, nüfus çok yükselmiştik. 1700’de bu ülkelerde, daha doğrusu ancak Kap kıyılarında, 2.000 Beyaz vardı. Nüfus 1951’de 12.668.000’e, 1955’te 13.629.000’e, 1959’da 14.673.000’e yükseldi. Avrupaiı nüfusun 146.000’i Yahudi. 167.000’i Katolik, gerisi Protestan’dır
kömürde 9’uncu (1959’da 37 milyon ton), kromda 4’üncü ( 1958’de 306.000 ton), antimonda 2’nci (1958’de 7.000 ton), manganezde 19’uncu (1958’de 279.000 ton), nikelde 5’inci (1957’de 3.200 ton). Ayrıca uranyum, fosfor, kurşun da vardır.
İthalât-Ihracat toplamı 1959’da 2.566 milyon doları bulmuştu ki dünya devletleri arasında 20.’dir. Halbuki nüfus bakımından devletler arasında sırası 32’nci gelir.
Ülke sık demiryolu ile örülmüştür (21.430 km. ile dünyada 17’ncidir). 1.089.000 motorlu taşıt vardır. 600.000’den fazla telefon, 500’den fazla sinema salonu bulunur. 200.OOC tonluk ticaret
İlk in 2 bifkentlnden biri, Kap devletinin merkeflHlr, Ortemii endüstri ve üniversite şehridir.
Preforîa : Bırlik’In İki başkentinden biri, Transvaal devletinin merkezi, ülkenin 4. büyük şehridir. Büyük maden sanayii mer-kerıdır, nüfusu 396.000’i bulmuştur 220.000’i Beyaz’dır.
2.248.000’dir Ülkenin en kalabalık şehridir Bütün Afrika’da Kahire’den sonra 2. büyül şehirdir. Dünyanın altın merkezidir. Büyül madencilik, ticaret, sanayi, üniversite şel’ ridir. Nüfusunun 921.000’i Beyaz’dır Dıjrban: Natal’da Hint Okyanusu üzeri? de büyük bir limandır. Nüfusu 868.000’di Bunun 260.000’i Beyaz’dır. Ülkenin 3 şe ridir. Maden sanayii merkezidir.
1902’ye kadar 3 yıl pek çetin savaşlar yapmak zorunda kaldı (Bk. Boer Savaşları).
31 mayıs 1910’da 4 devletin birleşmesiyle birleşik bir Ingiliz dominyonu kuruldu, bazı iç bağımsızlıklar tanınarak başına Ingiltere’den atanan, çok kere kırallık hane-damnından bir prens olan genel valiler getirildi. 12 aralık 1931 anlaşmasiyle, öteki dominyonlar gibi, Güney Afrika da tamamen bağımsız bir devlet oldu. Güney Afrika Birliği 1950’de Güneybatı Afrika’yı sömürgesi olarak ilân etmişse de, bunu hiçbir devlet tanımadı. 1961’de G. A. B. Ingiltere hükümdarım ismen devlet başkanı olarak tanımaktan da vazgeçerek cumhuriyet ilân etti. Ancak, henüz Britanya Milletler Birliği’ne dahil bulunmaktadır.medyum sundu.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.